وَٱلضُّحَىٰ
Kuşluk vaktine and olsun
Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.
سورة الضحى
Duhâ Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 93. suresidir; 11 ayetten oluşur ve Allah'ın Peygamberini hiçbir zaman terk etmediği, ona geçmişte verdiği nimetler ve bu nimetlerin getirdiği sorumluluklar konularını işler. Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yeminle açılan sure, 'Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı' güvencesini verir; ahiretin dünyadan, sonun baştan daha hayırlı olduğunu müjdeler. Hz. Peygamber'e yetimken barındırılışı, yol ararken hidayete erdirilişi ve ihtiyaç içindeyken zengin kılınışı hatırlatılır. Buna karşılık üç görev sayılır: yetimi ezme, isteyeni azarlama ve Rabbinin nimetini anlat. Karanlık dönemlerden geçen her okuyucu için Duhâ, umutsuzluğa karşı inmiş bir teselli suresi olarak okunagelmiştir.
Duhâ Suresi Mekkîdir. Sahih kaynaklarda nakledildiğine göre bir süre vahiy kesilmiş, bunun üzerine müşrikler Rabbinin onu terk ettiğini söylemeye başlamıştı; sure bu söylentilere cevap olarak inmiş, Hz. Peygamber'e Rabbinin kendisini bırakmadığını ve darılmadığını bildirmiştir. Bu nüzul bağlamı, surenin teselli karakterini doğrudan açıklar.
Surenin ana temaları ilahi teselli, nimetlerin hatırlanması ve şükrün davranışa dönüşmesidir. 'Rabbin seni bırakmadı' güvencesi (93:3), vahyin kesilmesiyle oluşan kaygıyı giderir; 'Elbette Rabbin sana verecek ve sen razı olacaksın' ayeti (93:5) geleceğe dönük bir vaattir. Yetimlikten, yol arayışından ve yoksulluktan kurtarılış (93:6-8), kişisel tarihin bir nimet okuması olarak sunulur. Son üç ayetteki yetimi ezmeme, isteyeni geri çevirmeme ve nimeti anlatma emirleri (93:9-11), görülen iyiliğin başkalarına iyilikle ödendiği bir ahlâk düzeni kurar.
وَٱلضُّحَىٰ
Kuşluk vaktine and olsun
وَٱلَّيۡلِ إِذَا سَجَىٰ
Sükun erdiği zaman geceye and olsun ki
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ
Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı
وَلَلۡأٓخِرَةُ خَيۡرࣱ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ
Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır
وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ
Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın
أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمࣰ ا فَـَٔاوَىٰ
Seni öksüz bulup da barındırmadı mı
وَوَجَدَكَ ضَآلࣰّ ا فَهَدَىٰ
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi
وَوَجَدَكَ عَآئِلࣰ ا فَأَغۡنَىٰ
Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi
فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ
Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme
وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنۡهَرۡ
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama
وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ
Yalnızca Rabbinin nimetini anlat