تَبَّتۡ يَدَآ أَبِي لَهَبࣲ وَتَبَّ
Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da
Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.
سورة المسد
Tebbet Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 111. suresidir; beş ayetten oluşur ve inkârda inatlaşan düşmanlığın akıbeti konusunu işler. Sure, Hz. Peygamber'in öz amcası olduğu halde ona en ağır düşmanlığı yapan Ebû Leheb'in ve ona destek olan karısının hüsranını ilan eder; Ebû Leheb, Hz. Peygamber'in çağdaşları arasında Kur'an'da adıyla kınanan tek kişidir. Malın ve kazancın insanı ilahi adaletten kurtaramayacağı, akrabalık bağının iman karşısında imtiyaz sağlamadığı bu surede çarpıcı biçimde ortaya konur. Sure ayrıca, her ikisi henüz hayattayken Ebû Leheb ve karısının iman etmeden öleceklerini haber vermesi yönüyle tefsirlerde Kur'an'ın gaybî haberlerinden biri olarak değerlendirilir. Bugünün okuru için servetin ve statünün geçiciliği üzerine güçlü bir uyarıdır.
Tebbet Suresi Mekke döneminin erken yıllarında inmiştir. Yaygın rivayete göre Hz. Peygamber yakın akrabalarını uyarmak için Safâ tepesinde onlara seslendiğinde, amcası Ebû Leheb ona ağır sözlerle hakaret etmiş ve sure bu olay üzerine nazil olmuştur. Açık davetin başladığı bu döneme tanıklık eden ilk surelerdendir.
Surenin ana teması, inkâr ve düşmanlıkta direnen insanın dünyevi imkânlarının onu kurtaramayacağıdır. 111:1-3'te Ebû Leheb'in helaki ilan edilir; malının ve kazandıklarının ona fayda vermediği, alevli bir ateşe gireceği bildirilir. 111:4-5'te düşmanlığa ortak olan karısı 'odun taşıyıcısı' tasviriyle anılır — bu ifade hem söz taşıyarak fitne çıkarmasına hem de ahiretteki haline işaret olarak yorumlanmıştır. Sure, kötülüğe destek olmanın da sorumluluk doğurduğunu öğretir.
تَبَّتۡ يَدَآ أَبِي لَهَبࣲ وَتَبَّ
Ebu Leheb'in elleri kurusun; kurudu da
مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ
Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi
سَيَصۡلَىٰ نَارࣰ ا ذَاتَ لَهَبࣲ
Alevli ateşe yaslanacaktır
وَٱمۡرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلۡحَطَبِ
Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır
فِي جِيدِهَا حَبۡلࣱ مِّن مَّسَدِۭ
Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır