وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ
İncir ve zeytine and olsun
Ezan bildirimi, Kur'an-ı Kerim, kıble pusulası ve günlük içerikler — hepsi tek uygulamada, ücretsiz.
سورة التين
Tîn Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 95. suresidir; 8 ayetten oluşur ve insanın en güzel biçimde yaratılması, bu onuru koruyan ile zayi edenin akıbeti ve ilahi yargının kesinliği konularını işler. İncire, zeytine, Sina Dağı'na ve güvenli şehir Mekke'ye yeminle açılan sure, 'Biz insanı en güzel biçimde yarattık' beyanını yapar; ardından iman edip salih amel işleyenler hariç insanın 'aşağıların aşağısına' döndürüldüğünü bildirir. 'Allah, hâkimlerin hâkimi değil mi?' sorusuyla son bulan sure, insan onuru ile sorumluluğu arasındaki bağı sekiz ayette özetler. Kısalığına rağmen Tîn Suresi, insanın değerine dair Kur'an'ın en yoğun metinlerinden biridir.
Tîn Suresi Mekkîdir; Mekke döneminin ilk yıllarında indiği kabul edilir. Yemin edilen incir ve zeytinin bereketli kılınan toprakları, Sina'nın Hz. Musa'ya vahyin geldiği yeri, güvenli şehrin ise Mekke'yi ifade ettiği tefsirlerde belirtilir; bu yeminler vahiy coğrafyasının kutsal duraklarını anar. Hakkında özel bir nüzul sebebi nakledilmemiştir.
Surenin ana temaları insanın yaratılıştan gelen onuru, bu onurun imanla korunması ve hesabın kaçınılmazlığıdır. 'Ahsen-i takvîm' ifadesi (95:4), insanın beden ve ruh bütünlüğüyle en güzel kıvamda yaratıldığını bildirir; iman ve salih amelden yoksun kalanın 'esfel-i sâfilîne' düşmesi (95:5) bu onurun kendiliğinden korunmadığını gösterir. İman edip salih amel işleyenlere kesintisiz mükâfat vaadi (95:6) umut kapısını açık tutar. 'Allah, hâkimlerin hâkimi değil mi?' sorusu (95:8), dini yalanlamanın akıl karşısındaki tutarsızlığıyla insanı yüzleştirir.
وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ
İncir ve zeytine and olsun
وَطُورِ سِينِينَ
And olsun Sina dağına
وَهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ
And olsun bu güvenli Mekke şehrine ki
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِيٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمࣲ
Biz insanı en güzel şekilde yarattık
ثُمَّ رَدَدۡنَٰهُ أَسۡفَلَ سَٰفِلِينَ
Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونࣲ
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعۡدُ بِٱلدِّينِ
Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir
أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَحۡكَمِ ٱلۡحَٰكِمِينَ
Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir